Prof Dr Saim Yılmaz

"Variste Tanı, Tedavi ve Takip aynı hekim tarafından yapılmalıdır"

 

Birçok batı ülkesinde, varis muayenesi, renkli Doppler incelemesi, varis tedavisi ve takibi aynı merkez ya da aynı hekim tarafından yapılır. Ülkemizde ise, hasta önce bir cerraha gider. Varisten şüphelenen cerrah ultrasonu bilmediğinden, renkli Doppler ultrason incelemesi için hastayı bir radyoloğa gönderir. Ultrasonu bilen ancak varis tedavisini bilmeyen radyolog da hastada ultrason yapar ve bir rapor yazar. Raporu alan hasta tekrar cerraha gider ve raporu gösterir. Raporu gören cerrah, tamamen raporda yazılanlara dayanarak bir tedavi planı çizer. Sonuç olarak hasta, varisi bilen ancak ultrasonu bilmeyen cerrah ile ultrasonu bilen ancak varis tedavisini bilmeyen radyolog arasında gider gelir. İki hekim arasındaki bu "körler sağırlar" diyaloğu genellikle eksik ya da hatalı bir tedavi ile sonuçlanır. Çünkü, ultrason incelemesindeki bir eksiklik ya da yanlışlık, direkt olarak tedavinin de yetersiz ya da yanlış olmasına yol açacaktır. Kişisel deneyimime göre, ülkemizde varis hastalarına yapılan renkli Doppler ultrason incelemelerinin yaklaşık yarısında ciddi eksik ya da yanlışlar bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizdeki varis tedavilerinin ne oranda doğru yapıldığı konusunda bir fikir verebilir.

Ancak, durum bu kadarla da kalmamaktadır. Sıra varis tedavisine gelmiştir. Modern varis tedavilerinin tümü günümüzde ultrason rehberliğinde uygulanmaktadır, ancak varis tedavisini uygulayan cerrahların herhangi bir ultrason eğitimi ya da deneyimleri bulunmamaktadır. Hasta bu aşamada da, varis tedavisini bilen ancak bunu ultrasonla yapamayan cerrahlarla, ultrasonu iyi bilen ancak varis tedavisine uzak olan radyologlardan birini seçmek zorunda kalır. Varis hastaları ilk önce genellikle cerrahlara başvurduğundan, tedaviyi de genellikle ultrason deneyimi olmayan cerrahlar yapmaktadır. Ancak, ultrason deneyimi olmayan bir hekimin yeni varis tedavilerini uygulaması hasta açısından sakıncalıdır. Basit bir örnek vermek gerekirse, ciltten görünmeyen bir toplardamara girmek ultrason deneyimi olan bir hekim için 5-10 saniyelik bir işlem iken, ultrasonu bilmeyen bir hekim için saatler süren bıktırıcı bir işleme dönüşebilir, hatta bazen mümkün olmayabilir. Bu nedenle, cerrahların damara girmek için aynı yerde çalışan radyologlardan yardım istemesi nadir rastlanmayan bir durumdur. Aynı şekilde, varise neden olan damarın çevresine boydan boya lokal anestezik verme işlemi de ultrasonu bilmeyen bir hekimin yapabileceği bir işlem değildir. Tümesant anestezi adı verilen bu işlem damar çevresindeki dokuları lazer ve radyofrekansın etkisinden korur. Tümesant anesteziyi ultrasonla yapamayan cerrahlar için son yıllarda MOCA ve zamk tedavileri geliştirilmiştir. Üretici firmalarca, bu tedavilerin çevre dokuya zarar vermediği, bu nedenle tümesant anestezi olmadan yapılabileceği söylenmektedir. Ancak, tümesant anestezi sadece çevre dokuyu korumakla kalmaz, aynı zamanda damarı söndürerek damar içindeki kanı boşaltır. Böylece, hem ablasyon daha etkili olur hem de damar içinde pıhtı oluşumu (tromboflebit) engellenmiş olur. Bu nedenle, ultrason bilmediği için hekimin tümesant anestezi yapmaması hasta açısından dezavantajlı bir durumdur.

Varis tedavisini yapan hekimin ultrason deneyiminin olmaması bazen daha tehlikeli durumlara yol açabilir. Lazer, radyofrekans, MOCA ve zamk gibi tedavilerde amaç sadece kapakları bozuk olan damarı tahrip ederek kapatmak ve diğer damarlara zarar vermemektir. Ancak, bu toplardamarların hepsi derindeki ana toplardamara dökülmektedir ve kapatma işleminin bu dökülüm noktasının 1-2cm gerisinden başlaması gerekir. Normalde bu işlem ultrason rehberliğinde yapılırsa tüm damarlar ve kateter anlık olarak görüldüğünden bir problem yaşanmaz. Ancak ultrason kullanılmazsa, kateterin hangi seviyede olduğu görülemez, sadece kabaca tahmin edilebilir. Bu esnada yanlışlıkla kateter biraz fazla itilir ve derin toplardamara yaklaşılırsa derindeki ana toplardamar da zarar görür ve bu damarda pıhtılaşma gelişebilir. Varis tedavilerinden sonra bazen bildirilen ve derin ven trombozu olarak bilinen bu ciddi komplikasyonun en sık nedeni, kateter ucunun ultrasonla görülememesi ve derindeki damara çok yaklaşması ya da içine girmesidir.

 

Buraya kadar,  hem tanısal ultrasonu yapan hekimle tedaviyi yapan hekimin ayrı kişiler olmasının yarattığı sakıncaları, hem de ultrason deneyimi olmayan hekimlerin yeni varis tedavilerini uygulamalarının doğurabileceği riskleri anlatmaya çalıştım. Amacım, varis tedavisini sadece bazı hekimlerin yapabileceği gibi bir yanlı bir iddiada bulunmak değil, hasta açısından olabilecek en doğru, en etkili ve en az riskli tedavi yaklaşımının standartlarını ortaya koymaktır. Dünyada varis tedavisi sadece girişimsel radyologlar tarafından değil, aynı zamanda damar cerrahları, genel cerrahlar ve dermatologlar tarafından da yapılmaktadır. Ancak, hasta bizdeki gibi doktorlar arasında gidip gelmemekte, ultrason, tedavi ve takip aynı hekim tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, uzmanlık alanları farklı olsa da, ultrason eğitimi almış olan bu hekimler tüm varis tedavisi işlemlerini ultrason rehberliğinde yapabilmektedirler. Ülkemizde de varisteki yaklaşımın bu standartlara yükselebilmesi için aşağıdaki problemlerin çözülmesi gerekmektedir:

1. Varis tedavisini uygulayacak hekimlerin mutlaka renkli Doppler ultrason eğitimi almış olmaları gereklidir. Bu eğitim, girişimsel radyolojinin zaten doğal bir parçasıdır, ancak diğer hekimlerin ayrıca eğitim almaları şarttır. Söz konusu eğitim, renkli Doppler ile ayrıntılı varis muayenesini yapabilecek ve varis tedavilerini tamamen ultrason rehberliğinde yapabilecek düzeyde olmalıdır.

 

2. Varis hastalarında, muayene, renkli doppler (yani tanı), tedavi ve renkli Doppler takiplerinin aynı hekim tarafından yapılması standart olmalıdır. Üç T (Tanı+Tedavi+Takip) olarak adlandırılabilecek bu yaklaşım, varis hastalarının yaşadığı sıkıntıları ortadan kaldıracak, doktoruna olan güvenini artıracak ve daha kısa zamanda daha az maliyetle daha doğru bir tedavi almalarını sağlayacaktır.

Variste, tanı, tedavi ve takip ultrasonu iyi bilen tek bir hekim tarafından yapılmalıdır.                     

VARİSTE 3T KONSEPTİ

Variste, renkli Doppler ultrasondaki sıkıntılar

Variste tedavi tekniğindeki sıkıntılar

Varis tedavisinde ultrasonun yetersiz kullanılmamasının riskleri

Varis ve venöz yetmezlik ile ilgili tüm sorunlarınızı bu formu kullanarak bize iletebilirsiniz. 

TELEFONLA ULAŞIN

0.534-551 0 551

0.242.316 39 39

Faydalı bağlantılar