Prof Dr Saim Yılmaz

"Variste tanı, tedavi ve takip aynı hekim tarafından yapılmalıdır"

 

Varis hastalarında tanıda en değerli yöntem "iyi yapılan" bir renkli Doppler ultrason incelemesidir. Ancak, hasta şikayetlerini, hikayesini, öz geçmişini dinlemek ve değerlendirmek, ve basit bir muayene yapmak da çok değerli bilgiler verebilir.

Varis hastalarının çoğunda, ağrı, yanma, kaşıntı, kramp ve şişme gibi venöz yetmezlik bulguları vardır. Ancak, bu şikayetler varis hastalığına özgü değildir, bacakları ilgilendiren başka hastalıklarda da, hatta normal kişilerde bile görülebilir. Örneğin, bacak ağrısı, varis dışında romatizmal hastalıklar, menisküs, artroz, kemik erimesi, topuk dikeni, bel fıtığı ve atardamar hastalıkları gibi başka birçok hastalıkta da rastlanır. Bacaklarda şişme, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, toplardamar tıkanıklığı, hareketsizlik ve bazı ilaçlara bağlı olarak da gelişebilir. Bazen, hastada hem varis hem de bu hastalıkların biri ya da birkaçı bir arada olabilir ve durum iyice karışabilir. Bu gibi durumlarda, yine de hastanın vereceği bazı bilgiler ile ağrı, şişme gibi şikayetlerin ne ölçüde varislerden kaynaklandığı az çok anlaşılabilir.

Bunun dışında, hastanın kilosu, yaşı, cinsiyeti, mesleği, ayakta kalmayı gerektiren bir yaşam tarzı olup olmadığı, hamilelik-düşük sayısı, varislerle hamileliğin bir ilgisinin olup olmadığı, pıhtılaşma, kanama, venöz ülser gibi problemlerin olup olmadığı gibi birçok değerli bilgi hastayı dikkatle dinleyerek edinilebilir ve bu bilgiler tanı ve tedaviyi değiştirebilir.

Hasta öyküsü alındıktan sonra, çıplak gözle varisler dikkatle incelenmelidir. Bazı hastalarda, varislerin yerleşimi altta yatan venöz yetmezliğin tipi hakkında fikir verebilir. Örneğin büyük safen ven yetmezliğinde varisler genellikle baldırın iç kısmında, küçük safen ven yetmezliğinde baldırın arka-dış kısmında, pelvik ven yetmezliğinde ise kasığın iç kısmında ve genital bölgededir. Kılcal varisleri olan hastalarda, kılcal varislerin daha çok bacağın dış yan kısmında yeşil varislerle birlikte olması kuvvetle lateral subdermik plexus (LSVP) varislerini düşündürür. Ayak bileğinin iç ya da dış yüzeyinde venöz yetmezliğe bağlı açık ya da kapalı yaralar görülebilir ve bu son evre varis hastalığının belirtisidir. Yine ayak bileği çevresinde, böğürtlene benzeyen ve "korona flebektika" adı verilen kılcal varisler görülebilir, bu tür kılcal varislerin çoğunda altta yatan ciddi bir venöz yetmezlik vardır. 

Varis hastalarının önemli bir kısmında, varislerde ani pıhtılaşma görülebilmektedir. Yüzeyel ven trombozu ya da yüzeyel tromboflebit denen bu durum genellikle doğum, ameliyat, uzun uçak ya da otobüs yolculukları sırasında oluşur. Yüzeyel tromboflebit, muayenede sert, kızarık ve ağrılı varis pakeleri şeklinde kolayca saptanabilir. Yüzeyel tromboflebit, cerrahi dışı tedavileri zorlaştırır, hastada ağrı yapar ve emboli (pıhtının dolaşımla başka organlara gitmesi) riski taşır, bu nedenle muayenede tanınması önemlidir.

Sonuç olarak, varis hastalarında, hasta hikayesi ve basit bir muayene ile çok değerli bilgiler edinilebilir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken "iyi" bir renkli Doppler ultrason incelemesidir.

Çıplak gözle yapılan dikkatli bir incelemeyle, varis tipleri, nedenleri ve sonuçları konusunda çok değerli bilgiler edinilebilir. Bundan sonra yapılması gereken "iyi" bir renkli Doppler ultrasondur.    

VARİSTE TANI YÖNTEMLERİ

Variste hasta öyküsü değerli bilgiler verebilir

Varislerin yerleşimi yetmezlik tipi hakkında fikir verebilir

Variste yüzeyel tromboflebit

Varis ve venöz yetmezlik ile ilgili tüm sorunlarınızı bu formu kullanarak bize iletebilirsiniz. 

TELEFONLA ULAŞIN

0.534-551 0 551

0.242.316 39 39

Faydalı bağlantılar